zondag 24 juli 2011

Kupa incelemede, ligdeki hakemler ne olacak?




İlhan Durusoy Futbolda temizlik operasyonunu herkes, en başta biz isteriz. Alnımızın terinin çeşitli yollardan gasp edilmesinden bıktık. Burada bir fırsat var futbolu tümden temizlemek, sadece yakalananlarla değil de, inceleyip araştırıp tüm bozuklukları temizlemek.

Fazla bir şey söylemek istemiyorum, son şike operasyondan önce bu sene ligdeki hakemlerin BJK maçlarındaki hatalarıyla ilgili yazdıklarımdan üçünü tekrarlıyorum. Sadece bu yazılardaki saptamalar bile, bizim kupayla ilgili suçlamaların dayandığı, basından okuduğumuz delillerden daha kuvvetli. Zaten hakem değiştirme çabaları ve sonuçlarıyla ilgili birçok delil çıkmış ortaya.

2010-11 sezonunda Beşiktaş’ın 33 maçının 19’unda ciddi hatalar var.% 58 eder. Bu insani hata olarak kabul edilebilir mi? Bunlar araştırılmayacak mı?

Böyle kısmi incelemelerle kamu vicdanı rahatlar mı?


YAZI 1 Tarih 25 Mart 2011


YARDIMCI HAKEMLERE DİKKAT

Spor Toto Süper Lig’de 10 adet FIFA, 70 adet üst klasman olmak üzere 80 tane yardımcı hakem bulunuyor, bunların takriben 30-40 tanesi büyük takımların maçına verilmekte. Her takıma eşit dağılım olsa, her hakeme 2 maç düşer. Şimdi 2 maçtan fazla maç alan ve enteresan sonuçların alındığı hakemlere bakalım. Yapılan hatalara bakmadan, sadece istatistiki değerleri göz önüne alalım. Hakem hataları enteresan bir konu, hiçbir hakem veya hakem kuruluşu hata kabul etmiyor. Bir kulp bulmağa çalışıyor. Hata kabulü erdemliktir. Eski hakemler, ya hakemi paçavra ediyor, ya da korumak için her türlü fizik ve perspektif kuralını hiçe sayıyor.

Bu sezon istatistiki olarak dikkat çeken hakem listesi şöyle;

1. Baki Tuncay Akkın 2. Ekrem Kan
BJK FB BJK FB
Yönettiği lig maçı sayısı 4 2 3 4
Takımın aldığı puan 0 6 2 12
Takımın başarı yüzdesi ( %) % 0 %100 %22 %100

3.Mustafa Emre Eyisoy 4. Cem Satman
BJK FB BJK FB
Yönettiği lig maçı sayısı 4 1 2 3
Takımın aldığı puan 3 3 0 9
Takımın başarı yüzdesi ( %) % 25 %100 %0 %100

Hakemlerin yönettikleri maç sayısı, tayin açısından ve sonuçlarla beraber dikkat çekiyorlar.

İlhan Durusoy


YAZI 2 Tarih 24 Mayıs 2011


BAŞARI İÇİN TRANSFERDEN ÖNCE HAKEM PROBLEMİ ÇÖZÜLMELİ

Bu sezonu incelersek Beşiktaş’ın Ligdeki başarısızlığında teknik hataların yanında hakem hataları da önemli rol oynuyor. Beşiktaş’ın Federasyon ve MHK ile kötü ilişkileri bir türlü hakemleri de etkiliyor. İşte inanılmaz tablo;
21/8/2010 BJK- İBB 0-2 Fırat Aydınus ( 0-0 iken gol pozisyonu kasten elle kesen rakibi atmadı)
19/9/2010 FB-BJK 1-1 Cüneyt Çakır (Rakip golünde faulü vermedi)
3/10/2010 TRABZON-BJK 1-0 Kuddusi Müftüoğlu ( Rakip golünde faulü vermedi)
10/10/2010 BJK-MANİSA 2-3 Barış Şimşek ( rakip golü ofsayt, penaltımız verilmedi, 54. dk on kişi bırakan oyuncunun ilk sarı kartı yanlış)
16/10/2010 KAYSERİ- BJK 1-0 M. Kamil Abitoğlu ( Bariz gol şansında ofsayt, fauller kartlar verilmiyor)
28/11/2010 GS-BJK 1-2 Cüneyt Çakır ( Geçerli gol iptal ediliyor)
10/12/2010 ESKİŞ.-BJK 2-0 Bünyamin Gezer ( 39. dk kırmızı kart (k.k.) yanlış, rakibe kartlar fauller verilmiyor
19/12/2010 BJK-ANTEP 1-1 Halis Özkahya (2 bariz gol pozisyonu kesiliyor, kartlar fauller verilmiyor)
30/1/2011 İBB-BJK 2-1 Fırat Aydınus ( Kırmızı kart yanlış, rakibe k.k. yok, fauller verilmiyor)
5/2/2011 BJK-KARABÜK 1-1 M. Kamil Abitoğlu (Geçerli gol verilmiyor)
13/2/2011 ANKG-BJK 1-0 Özgür Yankaya (Penaltı, kartlar, fauller verilmiyor)
20/2/2011 BJK-FB 2-4 Cüneyt Çakır (Penaltıdan önce rakip faul yapıyor, 2 rakip oyuncu atılmıyor)
6/3/2011 BJK-TRABZON 1-2 Tolga Özkalfa (Kırmızı kart yanlış, rakibe k.k. verilmiyor)
19/3/2011 BJK-KAYSERİ 4-2 Halis Özkahya ( 2 penaltımız verilmiyor, rakip penaltısında ofsayt var)
2/4/2011 SİVAS-BJK 1-0 Bünyamin Gezer (Atılan oyuncunun ilk kartında rakip önce faul yapıyor, İkinci sarıda temas yok, yıldızlara yapılan faul verilmiyor)
15/4/2011 BJK-GENÇL. 2-2 İlker Meral ( 2 penaltı verilmiyor)
24/4/2011 KONYA-BJK 1-1 Özgür verilmiyor)
24/4/2011 KONYA-BJK 1-1 Özgür Yankaya ( Atılan oyuncuda ikinci kart yanlış)
21/5/2011 ANTEP-BJK 0-0 Barış Şimşek ( yerdeki oyuncunun göğsüne tekme kart, fauller verilmiyor.)

Bu son maç ibretlik yerdeki Necip’in göğsüne tekmeye kırmızı verilmiyor, aldatma çabası olmayan Ekrem’e kırmızı veriliyor.

Özellikle gençlere yapılan fauller es geçiliyor.

Bu tabloya yorum yapmağa gerek olmasa gerek. İstediğin transfer yapılsın, MHK problemi çözülmezse başarı hayal olur. İlgililere hatırlatılır.

İlhan Durusoy

YAZI 3 Tarih 7 haziran 20112

MHK BAŞKANI NİYE YARIN GİTMELİ

Hakemlik zordur, yüzde yüz hatasız bir maç yönetmek imkansızdır. İnsan üç boyuttan ancak ikisini tam seçebilir. Hem yardımcıya gerek vardır, hem de görüşünü kimse kapatmamalı. Hakemler farklı karakterdedir ve bazı takımlara toleranslıdır. Bu durum istatistikle gösterilir, örneğin Hüseyin Göçek BJK maçlarında %63, FB ‘de %81, GS’da %33 Yunus Yıldırım BJK maçlarında %65, FB’de %90, GS’da %56 Tolga Özkalfa BJK maçlarında %67, FB’de %81, GS’da %67 M.Kamil Abitoğlu BJK maçlarında % 67, FB %69, GS’da %79 Selçuk Dereli BJK maçlarında %65, FB’de %67, GS’de %76 puan oranıyla yönetim göstermişlerdir.

2010-11 sezonunda BJK’nin tam 19 maçında aleyhine hakem hataları yapılmıştır. Tüm bu maçların listesini daha önceki yazımda listelemiştim. Bu maçların arasında iki FB maçı da vardır. FB lehine hata yapılan en az 6 kritik maç sayılabilir.
Şimdi bir de bu yıl hakem tayinleri dağılımına bakalım;

2010-11 SEZONU LİG MAÇLARINA TAYİN EDİLEN HAKEMLERİN MAÇ SAYILARI

BJK FB GS

Bünyamin Gezer 2 5 3

Kuddusi Müftüoğlu 1 4 3

Fırat Aydınus 3 5 3

Cüneyt Çakır 3 5 3

Bülent Yıldırım 2 4 3

Tolga Özkalfa 3 2 2

Halis Özkahya 3 3 3

M. Kamil Abitoğlu 3 2 1

Yunus Yıldırım 2 1 3

Hüseyin Göçek 1 1 0

Aytekin Durmaz 0 0 1

Barış Şimşek 4 0 2

İlker Meral 1 0 2

Abdullah Yılmaz 1 1 1

Özgür Yankaya 4 1 3

Süleyman Abay 1 0 0

Hüseyin Sabancı 0 0 1

TOPLAM 34 34 34


17 hakem var, her hakem 2 maç düşüyor. FB’ye Bünyamin Gezer, Fırat Aydınus ve Cüneyt Çakır 5’er kere, Bülent Yıldırım ve Kuddusi Müftüoğlu 4’er kere tayin ediliyor. FB kupa da hep yeniliyor, bu hakemleri ligde FB maçına tayin etmiyorlar. BJK kupada 1 maç yeniliyor, o hakemi lig maçına da veriyorlar, 2 puan da ligde kaybediyor. FB maçında lehine ve BJK aleyhine hata yapanlara hemen maç veriyor MHK.

Daha fazla bir şey söyleye gerek var mı, MHK ile ilgili kararı siz verin.


Kaynak: haber1903.com.tr den alintidir!

vrijdag 18 maart 2011

18 Mart Canakkale Zaferi





Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.




Dua, dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla, hep Yoncalınmış

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
İplik ki incecik, örer boşluğu

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş
Karanlığında nur, yeniden doğuş.
Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş!

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed***8217;im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı***8217;nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı***8217;nı geçip İstanbul***8217;u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı***8217;nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır.
300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.
Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914***8217;de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915***8217;de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı ordusunun karşı ateşi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915***8217;de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.
Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında , yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.
Sevgili arkadaşlar!
Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.

Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!

zondag 6 februari 2011

MÜTHİŞ MAÇ UTANMAZ HAKEMLER


MÜTHİŞ MAÇ UTANMAZ HAKEMLER
06.Şubat.2011 6:16




Müthiş bir maç izledik. Önce Karabük, inançlı, özgüvenli, bir yandan oynatmayan ve yanı sıra oynayan bir takım olarak parmak ısırttı. Beşiktaş’ı silkeledi. Sonra geri düşen Beşiktaş ayağa kalkıp sazı eline aldı. Karabük’ü silkeledi ve de öne geçiren temiz bir gol attı. Ancak iki takım da müthiş bir mücadele verirken, bu maçta iyi niyetli olduğuna asla inanamayacağım Kamil Abitoğlu denen yeteneksiz hakem açık golü göremedi, ne tesadüf ki yardımcısı olan zavallı da göremedi! Ve birlikte müthiş bir alın terinin içine mıçtılar! MHK da eğer dürüst ise onların hakemliğinin içine etmeli.

Beşiktaş sahada işini zahmetsiz yürüteceğini sandıran bir özgüven taşıyor. Bu onu yavaşlatıyor. Ve transferleriyle yarattığı hava ile karşısındakileri hırslandırıyor!

Dün de böyle oldu. Karabükspor sanki birer avuç doping hapı yutmuşçasına diriydi ve kısa zamanda sahanın her yerinde basmaya başladı. Oynatmıyordu, ama yanı sıra oynamanın yollarını biliyordu. Kenarları iyi kapadılar, orta alanda müthiş çoğaldılar ve bastılar. İkili mücadelelerde vücutlarını kullanışları çok başarılıydı. Orta alana çoğunlukla egemen oldular. Beşiktaş tam tersine, ilk yarıda ne tempolu hücum organizasyonları yapabildi, ne hücumda basıp rakibinin çıkmasını önleyebildi. Ne de bireysel beceriler gösterebildi. Hücumda çok iş beklenen sağ kanadı nerede ise işlemedi. Takıma katkıları açısından isimsiz Emenike, Avrupa’da ünlü Almeida’dan çok daha göze batan, mücadelenin başrolüne çıkan adamdı.

Schuster rakibinin baskın ve sert oyununu kırmak için Necip ile Q7’yi oyuna sürüp kurguyu değiştirdi. Ve Beşiktaş oyuna egemen oldu. Maçı kazandıracak golü de attı... Ama hakeme takıldı! Şimdi beceriksiz hakemin hatasını bir yana koyalım da şu soruyu soralım: Son yarım saatteki Beşiktaş daha öncesinde neden yoktu?

- GÜVEN TANER - STAR -

SON BARİKAT'I YIKAMAYACAKSINIZ!


SON BARİKAT'I YIKAMAYACAKSINIZ!
06.Şubat.2011 14:10



ÖNCEKİ HABER SONRAKİ HABER > Bir yemin etmişler ki, dönemiyorlar.

Bir karar almışlar ki, altında kalmışlar…

Geçen hafta sustuk, Fırat Aydınus’u yazmadık.

Verdiği acayip kararlarla, Beşiktaş’ın yoluna büyük bir taş koydu.

Kalecimiz Cenk kırık eliyle oynamak durumda kaldı.

Guti tam 27 faule maruz kaldı.

Fırat Aydınus, rakibin sert futboluna seyirci kaldığı yetmiyormuş gibi Beşiktaş’ı on kişi bıraktı...

Ağır cezalar geldi…

Hele hocamıza verilen ceza, şaşırtıcı ve komikti.

Her gün Beşiktaş’ı konu yapan gazetelerden birinde, yine bir köşe yazarı döktürmüş…

Schuster’e verilen cezayı çok az bulmuş…

Utanmasalar Schuster’e siyasi, adi, cinayet gibi suçları da yükleyecekler!

Ergenekon sanığı olarak yargılayacaklar.

Kendinize gelin, ayıptır beyler…

Biz bu ülkede ne teknik direktörler gördük…

Adam döven, hakeme tüküren, ağır küfürler eden, kulübeyi tekmeleyen, hakemi iten, kakan…

Biz bu ülkede ne başkanlar gördük…

Hakemleri tehdit eden, ağır küfürler savuran, tribünden rakip futbolcuya bela okuyan.

Biz ne futbolcular gördük, trafik canavarı, alkollü araba kullanıp polise yakalanan, içlerinde adam öldüren bile var.

Hiç biri medya tarafından, böylesine yargılanmadı, hiç birine gereken cezalar verilmedi.

Bu futbolcuların, polis kamerasına takılan görüntüleri, medyada ön sayfalarda yer almadı.

Hepsi korundu.

Anlı şanlı basınımız…

Skor yazarı olan köşe yazarlarımız…

Kimden korkuyorsunuz?

Kimi kolluyorsunuz?

Çok uzak değil, daha bu sene…

En beyefendi (!) denilen, Ertuğrul Sağlam’ın Antalya maçında hakemlere nasıl hakaretler ettiğini gördük…

Örnekler çok…

Ama bütün bunları ortaya çıkarmak, yazmak işinize gelmiyor…

İlla Beşiktaş.

Beşiktaş’ın Teknik Direktörü, Beşiktaş’ın futbolcuları, Başkanı…

Bu hafta, Kamil Abitoğlu’nun yaptıklarını herkes gördü.

Simao’nun ceza sahası içinde düşürülmesini görmedi(!) penaltıyı veremedi.

Hakan Arıkan’ın Emenike’yi indirmesini görmedi, ona da penaltı vermedi.

Peki, kalenin çizgisini çoktan geçmiş golü nasıl göremezsin, yan hakemin nerede?

Korkunun ecele faydası yok…

Topuk yaylası gezileri, Erzurum toplantıları bazı kararları almak için çok yararlı olmuş.

Federasyon, bütün haftayı dinlenerek geçirmiş olan, Fenerbahçe’nin maçını Cumartesi gecesine koyuyor.

İki gün önce kupa maçı yapmış olan Beşiktaş’ı Cumartesi gündüz saati oynatıyor.

Madem gündüz, Pazar gününe verin maçı.

Bu çocuklar da insan, robot değil…

Bu oyunları oynamaktan bıkmadınız mı?

Ey; yüksek kaliteli (!) skor yazarları…

Sizlerden farklı düşünüyor diye, dokunmayın hocamıza…

Beşiktaş futbol takımı, sizin tuttuğunuz takımdan çok daha iyi futbol oynuyor diye, “Çakma Barselona 17-17 yapacakmış hahaha” diye alay eden yazarlar;

Dokunmayın, Beşiktaş’a

Dokunmayın, Guti’ye…

Dokunmayın, Quaresma’ya…

Dokunmayın, Ersan’a Cenk’e, İsmail’e, Simao’ya, Almeida’ya…

Dokunmayın, Beşiktaş’a…

Sizin istediğiniz değil, bizim istediğimiz olacak…

Schuster Beşiktaş’ın başında kalacak…

MHK…

Hakemleriniz neden Beşiktaşlı futbolcuların yediği tekmeleri görmezden geliyor?

Verdiği kararlar niçin adil değil?

Diğer maçlarda niye aynı kararları veremiyorlar?

Sadece adil olmalarını istiyoruz.

TFF…

Beşiktaş’ın maç programlarını bildiğiniz halde, niye acımasız ve art niyetli davranıyorsunuz…

Beşiktaş Avrupa yolunda ilerlerken, destek olmadığınızı biliyoruz ama hiç olmazsa köstek olmayın.

TFF-MHK-Medya el ele vererek Beşiktaş’ı yenmeye azmetmişsiniz.

Beşiktaş puan kaybedince, bakıyorum bütün yorumcuların yüzünde güller açıyor.

Şimdi hep birlikte mutlu musunuz?

Biz, sizin oyununuza gelmeyeceğiz..

Yapamayacaksınız…

Beşiktaş’ı yıkamayacaksınız…

- ITIR ESEN - HABER1903 -

donderdag 6 januari 2011

ANCAK HAVUZA BERABER GİRERSİNİZ!

ANCAK HAVUZA BERABER GİRERSİNİZ!
06.Ocak.2011 12:30




HABER1903 Genel Yayın Yönetmeni Fatih Kaya'nın yazısı.
PAYLAŞ
F.Bahçe ve G.Saray üzerine kurulan bir oyun konuşulur yıllardır…

İki büyük safsatası…

Beşiktaş’ı saf dışı bırakacaklarını sanarak bu oyunu tezgahlayanlar, şu sıralarda pabucu tersten giymiş durumda…

Aslında bu konuyu özetleyen halk arasında farklı argo cümleler de var. Ben biraz hafif geçiştiriyorum bu durumu…

**

Yıllardır medyanın düşman kulüpler olarak gösterdiği F.Bahçe ve G.Saray Başkanlarının arasından su sızmıyor…

O’nu geçtim F.Bahçe kulübü başkanı diğer takımın kaptanıyla “ulan” diyecek kadar samimi konuşabiliyor…

Gerisini siz düşünün…

Bitti mi? Hayır…

Aziz Yıldırım geçen gün NTV SPOR’a katıldığı canlı yayında neredeyse G.Saray’ın sözcülüğünü üstlendi…

“Yayın hakkımız için senelik 120 Milyon Dolar veriyorlar” diyor ve ekliyor “aynı para G.Saray’a da veriliyor”…

Hani ‘Düşman kardeşler’ görmüştüm, ama hiç düşmandan kardeş görmemiştim…

Zaten öyle bir şey olamaz sadece ‘düşman’ olarak yansıtılıyordu…

Kel göründü nihayet…

Koskoca F.Bahçe Başkanı G.Saray’ıda yanına alarak güç gösterisi yapıyor…

U-17’de taraftarları el kadar bebelere saldırıyor. Bizim medya ’tik’ almak için yüksek gerilim uyarısı yapıyor…

Başkanlar kol kola…

En son Devletin yaptığı Telekom Arena’nın açılışında karelere bir göz atın anlarsınız…

Neyse şu yayın esprisine gelelim…

Aziz Yıldırım derki “teklife rağmen biz havuz sisteminden yanayız”…

Allah aşkına olmasanız ne yazar?

Keşke havuz sistemi bozulsa, keşke şu foya meydana çıksa…

Diğer kulüpler enayi mi? Sanki onlar olmadan lig olmayacağını bilmiyorlar...

Yahu hangi takım senle bedava top oynar?

Biz halı sahada baklavasına oynarız…

Sen daha hakemlere diş geçiremiyorsun, “yabancı” dedin durdun kimse sallamadı ki Digitürk üstüne alındı! Markus Merk’i getirdi…

Havuzu bozsan seni kim izler…

İzleseydi bugüne kadar FB TV veya GS Tv izlenme rekorları kırardı…

Ne yapacaksınız?

34. Hafta boyunca G.Saray ve F.Bahçe’yi karşı karşıya mı getireceksiniz?

Komik olmayın…

Geçen yaz Almanya’da oynanan derbiyi kaç kişi izlemiş?

Artık modası geçmiş bir rekabetin üzerinden ne kadar daha beslenilmeye çalışılacak?

Peki son senaryoya ne diyeceksiniz?

Birisi futbolcusunun sözleşmesini feshediyor, diğeri hemen imzalatıyor…

Bu tutmuş, bu yemiş bu da hani bana demiş…

Yahu buna çocuklar bile güler…

Bari G.Saray, Kazım Kazım için temsili olarak bir liralık bonservis ücreti ödeseydi…

Ayıp yahu, medya uyanık biliyor yazamaz korkuyor. Yazıktır kandırmayın taraftarınızı…

Son verin şu kumpanyaya, vermiyorsanız da siyasi parti birleştirir gibi birleştirin takımlarınızı, bir hafta sarı lacivert bir hafta sarı kırmızı çıkarsınız maçlara…

Beşiktaş’la da belki anca bu şekilde mücadele edersiniz…

Biz artık at kullanmıyoruz ki “atı alan Üsküdar’ı geçti” diyelim…

Ya da “tren kaçtı”…

Bir şey kaçtı ama çok feda, kıvrandıkça daha da derinlere ilerliyor…

Kıvranıp, daha da fazla zorlanmayın…

Atla, trene benzemez, metro bizimkisi…

Benden söylemesi…

- FATİH KAYA - HABER1903

zondag 7 maart 2010

Tarihi biz yaparız, siz tekrar edersiniz

I febosa gonderme

Tarihi biz yaparız, siz tekrar edersiniz

16 Ekim 2004

“Esprili şovları ile her zaman gündem yapan Beşiktaş taraftarları ilginç ‘kırmızı kart’ protestosu ile dün geceye yine damgasını vurdu. Maçtan önce bütün seyircilere kırmızı kart dağıtıldı. Hakemlerin sahaya çıktığı anda taraftarlar ellerindeki bu kartı hakemlere gösterdiler. Bir anda İnönü Stadı tribünleri kıpkırmızı oldu. Sessiz protesto sonra sözlü protestoyla devam etti.”

“Futbol Federasyonu ve hakemler aleyhinde tezahüratlarda bulundular. Dakikalar 55’i gösterdiğinde ise maçın en ilginç görüntüsü yaşandı. Beşiktaşlı Juanfran tribünlerden uçarak sahaya düşen bir kırmızı kartı alıp hakem Erol Ersoy’a “Bu senin mi?” diye sordu. Şaşıran Ersoy ise kartı aldı ve kendisinin olmadığını anlayınca yere attı”

zondag 22 november 2009

acittikmi ezikfebosbahceliler?


BEŞİKTAŞ: 3 - ezikfebosbahce: ० 21-11-2009

Turkcell Süper Lig’in 13. haftasındaki derbide Fenerbahçe’yi BJK İnönü Stadı’nda konuk eden Futbol Takımımız, rakibini 3-0 mağlup etti.
Sezon başından beri Türk Kızılayı’nın reklamıyla maçlara çıkan Siyah Beyazlılarımız, derbi maçta formanın arkasına Mehmetçik Vakfı reklamıyla çıktı.

Oldukça tempolu başlayan mücadelenin ilk dakikalarında iki takım da orta sahayı ele geçirmeye çalıştı. Hücumlarda Bobo’yu araya kaçırmaya çalışan Siyah Beyazlılarımız, Serdar Özkan ve Bobo ile gole yaklaşsa ilk yarıda golü bulamadı. Takımımız’ın uyguladığı baskıyı ilk yarının sonlarına doğru atlatmaya başlayan Fenerbahçe ise Brezilyalı futbolcularıyla etkili oldu. Rüştü’nün kritik kurtarışlarla kendisini gösterdiği ilk 45 dakikanın sonlarında bir frikik kazanan Fenerbahçe’de Alex’in şutunu direk engelleyince ilk yarı 0-0 sona erdi.

İkinci yarıya iki takım da son derece tempolu başladı. Topu kazandığı ilk atağında Ekrem Dağ ile gole yaklaşan Siyah Beyazlılarımız aradığı golü 55. dakikada buldu. İbrahim Üzülmez’in başlatıp Fink sona erdirdiği pozisyonda Takımımız 1-0 öne geçti. Fenerbahçe beklemediği bir anda gelen golün şaşkınlığını atlatamamışken kalesinde ikinci golü gördü. İlk golün 3 dakika sonrasında Bobo sahneye çıktı ve durumu 2-0 yaptı. Baskılı oyunun sürdüren ve Fenerbahçe’yi bunaltan Ekibimiz ikinci yarıda oyunu rakip yarı alana yıktı. Taraftarlarımızın “üç üç üç” tezahüratlarıyla rakibini iyice sıkıştıran Siyah Beyazlılarımız, üçüncü golü Uğur İnceman’la buldu ve derbiden 3-0 galip ayrıldı.

dinsdag 10 november 2009

Türkiye Cumhuriyeti'nin Forması Olabilmek







Birileri kendi formalarını Türkiye Cumhuriyeti'nin Forması ilan etmiş durumdalar.

Kimler Biz Türkiye'nin Formasıyız Diyemez?



Türkiye Cumhuriyeti Dışında Anayasa Suçu İşleyip Cumhuriyet olarak kendilerini adlandıranlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız biz diyemezler

Türkiye'de Fulbola Dinamit koyanlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemezler

Türkiye'de ATATÜRK'e Suikastten Asılan Bir Kulüp Başkanının Kulübü Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız Diyemezler

Türkiye'de Cumhuriyet Düşmanı Başkanları olan ve bu Başkanların ikiside idam cezasna çarptırılıp. Biri İdamdan Müebbet Hapse cezası çevrilen, Birisi ise yurtdışına kaçan Bir Kulübün Temsilcileri Bir Türkiye Cumhuriyetin Formasıyız diyemezler

Evraklar üzerinde oynama yaparak basında kendilerine yer arıyanlar biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemeler

Bir kulüp düşünün ki Başkanı ve futblcuları milli ordu tarafından savaşa çağrılmışken Savaştan kaçmak için hepimiz sakatız diyip
yabancılarla 50 maç yapıp ellerinde Amerikan Bayrağı ile Sahaya çıkan kulübün temsilcileri biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız Diyemezler

Askerden kaçtığı için bir kulüp başkanın milletvekilliği düşmüş ise o kişinin kulübü Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemezler

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Büyük Önder ATATÜRK'ü bile kullanarak eski evraklarda oynama yaparak ATATÜRK FEBE li diyen bir Kulübün temsilcileri Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemezler

Kimler Biz Türkiye'nin Formasıyız Diyebilir?

Kurtuluş Savaşına korkmadan katılan Şehit ve Gazi veren Kulübün Temsilcileri Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir

Ambleminin içerisinde Türk Bayrağı taşıyan ülkemizi Milli takım olarak temsil edebilen Kulübün Temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

HAKKI ile kazanan ŞEREFİ ile mücadele eden Kulübün Temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir

Halkın Takımı Ünvanını alabilmiş Kulübün Temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını ATATÜRK ile birlikte bu ülkeye armağan eden Kulübün Temsilcileri Türkiye'nin Formasıyız diyebilir.

Kendilerini Cumhuriyet ilan edenlere Stadlarıda inadına Türkiye Cumhuriyetine Hoşgeldiniz diye seslenebilen yaptırdığı pankartla Tüm Türkiye Cumhuriyeti'nin Kulüp Amblemlerini koyabilen Kulübün Taraftarları Türkiye'nin Formasıyız diyebilir.

Türkiye'de sadece futbol taraftarı değil Sosyal Toplumsal Muhalefet edebilen bir takımın taraftarları biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

Tüm Türkiye'nin Anadol Kulüpleri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

BİZ TÜRKİYENİN ŞEREFLİ AY VE YILDIZINI AMBLEMİMİZ İÇİNDE TAŞIYAN VE BU AMBLEMİ SİYAH BEYAZ RENKLER İLE BİRLEŞTİREN BÜYÜK BEŞİKTAŞ KULÜBÜ OLARAK TÜRKİYENİN FORMASIYIZ.

TÜRKİYENİN FORMASI OLABİLMEK İÇİN ŞANLI TARİH VE ONURLU BİR YAŞAM LAZIMDIR UNUTMAYINIZ ...!

Bazı kendini bilmezlere forumlarında Biz Türkiye'nin Formasıyız Diyenlere İthaf Olunur.

Saygı ve Sevgilerimle

Bulut Yankutan





Alıntıdır: http://forum.forzabesiktas.com/viewtopic.php?f=1&t=13412

En Büyük Beşiktaşlı Atatürk




Ölümünün 71. yılında saygıyla andığımız Ulu Önderimiz Atatürk, Kulübümüz’ün kurulmasından büyük mutluluk duymuş ve kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara vermiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, Erkan-ı Harbiye’nin 3. sınıfına gelmişti. Bazen sabahlara kadar uyumuyor, hürriyet ve istibdadı düşünüyordu. Bu arada mektebini bitirdikten sonra kurmayı düşündüğü Vatan ve Hürriyet Cemiyeti yavaş yavaş kafasında şekilleniyor, mezun olacak arkadaşlarını bu doğrultuda hazırlıyordu. İşte tam bu günlerde bir haber aldı. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü (1903) kurulmuştu. Subay ve Saray’a yakın kişilerden oluşan bu kuruluş, Mustafa Kemal’in ilgisini iyice çekti. Nasıl olmuştu da Yıldız Sarayı’na 100 metre mesafedeki Osman Paşa Konağı’nda gençler biraraya gelmiş; Saray hafiyelerinin gözlerinin önünde sportif faaliyetlerine girişmişlerdi? Mustafa Kemal’i o günlerde sportif çalışmalardan çok, Saray’a karşı oluşturdukları fikirler ilgilendiriyordu. Mustafa Kemal, kurucularının Zabit, yaptıkları sporların güreş, eskrim, gülle, aletli jimnastik, boks, halter, barfiks olmasından dolayı da Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü ile ilgilenmişti. Fakat O’nu daha çok ilgilendiren, bu gençlerin istibdadı yenerek biraraya gelmeleriydi. Atatürk’ün bu şekilde Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü’ne bağlılığı arttı.

Öyle ki, Mustafa Kemal Atatürk, katıldığı bir İttihati Terakki toplantısında şu tenkitlerde bulunuyordu: “Beşiktaş Osmanlı Terbiye-i Bedeniye kadar olamadınız. Programınız ve lideriniz yok.”

1914 ile 1920 yılları arasında Akaretler/Spor Caddesi'nde Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne komşu olan Atatürk, görevi gereği sık sık İstanbul dışına çıktığı günlerde, birlikte oturduğu annesiyle kız kardeşinin Siyah-Beyazlı sporcu ve idarecilere emanet ederdi. Taraftarlar arasında asker kökenli olmanın getirdiği sevgi ve saygıyla pekişen bağlılık, Ulu Önder'in kurtuluşu sağlayacak ilk gizli teşkilatlanmayı Beşiktaşlı sporculara verdiği belgelerle sabittir.

Atatürk’ün Akaretler Yokuşu üzerinde oturduğu 76 nolu binanın dış kapısı yanındaki Mermer Kitabe'de şu satırlar yer almaktadır: "Atatürk, 1.Dünya Savaşı'ndan düşmana karşı İstanbul'u koruyup kurtaran, Çanakkale Müdafihi Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal Paşa iken bu evde kiracı olarak kalmıştır."

Mustafa Kemal Atatürk; Yıldırım Orduları Grup Kumandanlığı görevine başlamadan önce 1916'nın ilk günlerinde Akaretler'deki evinin arka kapısından Beşiktaş Jimnastik Kulübü idman sahasına inmiş (şimdiki Plazalar'ın bulunduğu alan), Ahmet Fetgeri ile Fuat Balkan Beyler'i yanına çağırıp, kendileriyle şu konuşmayı yapmıştır: "Efendiler; sizlerin ve sporcularınızın ciddi çalışmalarını, çeviklik ve maharetlerini uzun zamandan beri büyük bir zevkle, dikkatle izliyorum. Spordan yoksun bir gençlik nasıl ki vatan müdafası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni ikişafı noksan ve yetersiz olursa o vücut o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz. Bugün bünyenizde toplayıp, ilmi metodlarla yetiştirmeye çalıştığınız bu gençler, tam anlamda bedenen ve fikren geliştikleri zaman vatan müdafaasında ilmi sahalarda olduğu gibi spor alanlarında da Avrupalı hasımlarına Türk'ün ölmez gücünü ispat edeceklerdir. Sizi candan kutlar, başarılarınızı her zaman duymak isterim."



Kaynak: Resmi Site

woensdag 29 juli 2009

AL SANA 5



Bülent Uygun sözünü tuttu



5iva5, Anderlecht'ten 5 yiyerek Şampiyonlar Ligi rüyasını kabusa çevirirken 'Asker' Bülent Uygun'un "5 yeriz, 6 yemeyiz" sözü 5 ay sonra gerçek oldu. 5iva5spor'un "Asker" lakaplı teknik direktörü Bülent Uygun, 2 Mart 2009'da katıldığı bir panelde "Takımınızın Avrupa'ya gitmesi halinde başarılı olamayacağı eleştirilerine ne diyorsunuz?" sorusuna "Elbette bizi eleştirmek isteyenler olacaktır. Ancak şunu söyleyeyim: Biz 5 yeriz, 7 yeriz ama 6 yemeyiz. 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 yemeyiz" diyerek Galatasaray'ın 6-0'lık Fenerbahçe, Beşiktaş'ın da 8-0'lık Liverpool yenilgilerine göndermede bulunmuştu।


AL SANA 5

maandag 20 juli 2009

Tarifsiz Acılar İçindeyiz, Vedat Abimizi Kaybettik







20.07.2009 09:32

Beşiktaşımız’ın efsane kaptanı, unutulmaz futbolcusu, sevgili Vedat Okyar Abimizi kaybetmenin tarifsiz üzüntüsü içindeyiz.
1968 yılları 1978 yılları arasında yer aldığı Beşiktaş takımında 253 maçta formamızı giymiş, libero mevkiinin vazgeçilmezlerinden olmuş, kullandığı 43 penaltının 42’sini filelerle buluşturmuş, profesyonelliği neticesinde hiç sakatlık yaşamamış, aşık olduğu Beşiktaş formasıyla kaptanlığa kadar yükselmiş ve 42 yaşına kadar futbol hayatını sürdürmüş olan Vedat Okyar, “Vedat Abimiz” kolon kanseriyle verdiği mücadeleyi maalesef kaybetti.

Futbolu bıraktıktan sonra başladığı spor yazarlığındaki kendine has üslubuyla taraflı tarafsız herkesin sevgisini ve saygısını kazanan Vedat Okyar, Beşiktaş’a olan aşkını her fırsatta dile getirmesiyle de tüm Beşiktaşlılar’ın en sevdiği yorumcularımızdandı.

Beşiktaş Ailesi’nin, Türk futbol dünyasının ve spor medyasının en önemli isimlerinden Vedat Okyar’ın vefatı tüm camiamızı derinden sarstı.

Merhum’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk spor basınına ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.

zondag 21 juni 2009

Büyük Kaptan VEDAT OKYAR

Bir an Önce sağlığına kavuşup aramıza dönmeni bekliyoruz. BÜYÜK KAPTAN



Türkiye Cumhuriyeti'nin Forması Olabilmek




Birileri kendi formalarını Türkiye Cumhuriyeti'nin Forması ilan etmiş durumdalar.

Kimler Biz Türkiye'nin Formasıyız Diyemez?



Türkiye Cumhuriyeti Dışında Anayasa Suçu İşleyip Cumhuriyet olarak kendilerini adlandıranlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız biz diyemezler

Türkiye'de Fulbola Dinamit koyanlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemezler

Türkiye'de ATATÜRK'e Suikastten Asılan Bir Kulüp Başkanının Kulübü Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız Diyemezler

Türkiye'de Cumhuriyet Düşmanı Başkanları olan ve bu Başkanların ikiside idam cezasna çarptırılıp. Biri İdamdan Müebbet Hapse cezası çevrilen, Birisi ise yurtdışına kaçan Bir Kulübün Temsilcileri Bir Türkiye Cumhuriyetin Formasıyız diyemezler

Evraklar üzerinde oynama yaparak basında kendilerine yer arıyanlar biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemeler

Bir kulüp düşünün ki Başkanı ve futblcuları milli ordu tarafından savaşa çağrılmışken Savaştan kaçmak için hepimiz sakatız diyip
yabancılarla 50 maç yapıp ellerinde Amerikan Bayrağı ile Sahaya çıkan kulübün temsilcileri biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız Diyemezler

Askerden kaçtığı için bir kulüp başkanın milletvekilliği düşmüş ise o kişinin kulübü Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemezler

Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Büyük Önder ATATÜRK'ü bile kullanarak eski evraklarda oynama yaparak ATATÜRK FEBE li diyen bir Kulübün temsilcileri Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyemezler

Kimler Biz Türkiye'nin Formasıyız Diyebilir?

Kurtuluş Savaşına korkmadan katılan Şehit ve Gazi veren Kulübün Temsilcileri Biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir

Ambleminin içerisinde Türk Bayrağı taşıyan ülkemizi Milli takım olarak temsil edebilen Kulübün Temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

HAKKI ile kazanan ŞEREFİ ile mücadele eden Kulübün Temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir

Halkın Takımı Ünvanını alabilmiş Kulübün Temsilcileri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını ATATÜRK ile birlikte bu ülkeye armağan eden Kulübün Temsilcileri Türkiye'nin Formasıyız diyebilir.

Kendilerini Cumhuriyet ilan edenlere Stadlarıda inadına Türkiye Cumhuriyetine Hoşgeldiniz diye seslenebilen yaptırdığı pankartla Tüm Türkiye Cumhuriyeti'nin Kulüp Amblemlerini koyabilen Kulübün Taraftarları Türkiye'nin Formasıyız diyebilir.

Türkiye'de sadece futbol taraftarı değil Sosyal Toplumsal Muhalefet edebilen bir takımın taraftarları biz Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

Tüm Türkiye'nin Anadol Kulüpleri Türkiye Cumhuriyeti'nin Formasıyız diyebilir.

BİZ TÜRKİYENİN ŞEREFLİ AY VE YILDIZINI AMBLEMİMİZ İÇİNDE TAŞIYAN VE BU AMBLEMİ SİYAH BEYAZ RENKLER İLE BİRLEŞTİREN BÜYÜK BEŞİKTAŞ KULÜBÜ OLARAK TÜRKİYENİN FORMASIYIZ.

TÜRKİYENİN FORMASI OLABİLMEK İÇİN ŞANLI TARİH VE ONURLU BİR YAŞAM LAZIMDIR UNUTMAYINIZ ...!

Bazı kendini bilmezlere forumlarında Biz Türkiye'nin Formasıyız Diyenlere İthaf Olunur.


Alıntıdır: http://forum.forzabesiktas.com/viewtopic.php?f=1&t=13412

woensdag 13 mei 2009

Beşiktaş: 4 - Fener+Gezer:2





Futbol Takımımız, İzmir'deki finalde ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 6. dakikada Yusuf Şimşek, 56. ve 74. dakikalarda Bobo ve 80. dakikada Holosko'nun golleriyle 4-2 mağlup ederek 2008-2009 sezonu Fortis Türkiye Kupası'nın sahibi oldu.


2 de 1 dediler 4 ü gördü süzüldüler
Oglan Bizim Kiz Bizim , Kupa Bizim Sapi Sizin

Kaynak:
http://www.forzabesiktas.com
http://www.besiktasforum.net/forum/
http://www.hurriyet.com.tr

dinsdag 20 januari 2009

ÖZÜR DİLEMIYORUZ

Bazilari vardir serefsizdir serefini satmisdir bazilari vardir haindir vatanini satmisdir ama aydiniz diye gecinen bazi gavatlar vardir ki onlar hem serefsiz hemde satilmis adi vatan hainleridir!


BİR DE ÖZÜR DİLEYECEĞİZ ÖYLEMİİİİİİİİİ!!!


ELLERİ BİR AĞACA ARKADAN BAĞLANAN HAMİLE BİR KADININ BAŞINA DİKİLMİŞ OLAN İKİ ERMENİ YAZI-TURA ATIYORDU. BU KANLI KUMARI YAKLAŞIK 100 YIL ÖNCE ANADOLU TOPRAĞINDA KARS'TA, AĞRI'DA, VAN'DA, ERZURUM'DA DA ATALARI OYNAMIŞTI. ONLARDAN DUYMUŞLARDI. KARNI BURNUNDA ZAVALLI BİR AZERİ KADININ DOĞUMU OLDUKÇA YAKIN GÖRÜNÜYORDU. ÇARESİZ KADIN BİR HAZAN YAPRAĞI GİBİ TİTRİYORDU. ELBİSELERİ YIRTIK, AYAKLARI ÇIPLAKTI...ERMENİLERİN UZUN BOYLU OLANI ELİNDEKİ AK-47 MODEL RUS YAPIMI OTOMATİK TÜFEĞİNİN NAMLUSUNA MONTE EDİLEN SEYYAR KASATURAYI ÇIKARTIRKEN, DİĞERİ ELİNDEKİ DEMİR PARAYI HAVAYA ATTI:

-AKÇİK, MANÇ?..
(KIZ MI, OĞLAN MI?)
-AKÇİK...
(KIZ)


BU CEVAP ÜZERİNE OĞLAN DİYEREK BAHSE GİREN ERMENİ, ELİNDEKİ KASATURA İLE HAMİLE KADININ KARNINI BİR HAMLEDE YARIP ÇOCUĞU ÇIKARTTI.KAN BÜRÜLÜ GÖZLERİ BEBEĞİN KASIKLARINA KİLİTLENDİ:


-TUN ŞAHETSAR,INGER...
(SEN KAZANDIN, YOLDAŞ)
-YES ŞAHETSAPAYTS AYS BUBRİKI İNÇ BES BİDİGİŞDANA...
(BEN KAZANDIM AMA BU BEBEK NASIL BESLENECEK?)
-MAYRİGI BEDGE GİŞDATSİNE.
(ANNESİ BESLEYECEK ELBETTE)


BUNUN ÜZERİNE DAHA KISA BOYLU OLAN ERMENİ, BİR HAMLEDE KASATURAYA GEÇİRDİĞİ BEBEĞİ ANNESİNİN GÖĞSÜNE YAPIŞTIRDI:


-MAYRİG YERAHAYİN ZİZDUR.
(ÇOCUĞA MEME VER)


AYNI DAKİKALARDA HOCALI'NIN BAŞKA BİR SEMTİNDE TEK KALE FUTBOL MAÇI HAZIRLIĞI VARDI. İKİ KESİK ÂZERÎ KADIN BAŞINI KALE DİREĞİ YAPMIŞLAR, TOP ARAYIŞINA GİRMİŞLERDİ.BAŞI TIRAŞLI BİR ÇOCUK BULUP GETİRDİKLERİNDE İSE ERMENİ ÇETECİ SEVİNÇLE BAĞIRDI:


-ASİXN MA/,ÇİMİ YEV BIZDIGE, AVEG GINDIRNADABİDİ. GIDIRESEK...
(BU HEM SAÇSIZ HEM DE KÜÇÜK, İYİ YUVARLANIR. KOPARTIN...)


AYNI ANDA ÇOCUĞUN GÖVDESİ BİR TARAFA,BAŞI DA ORTA YERE DÜŞMÜŞTÜ...
ERMENİLER ZAFER NÂRÂLARI ATARAK, KANLI POSTALLARI İLE KESİK ÇOCUK BAŞINA VURARAK KANLI BİR KALEYE GOL ATMAYA ÇALIŞIYORDU.
BU İKİ OLAY HOCALI'DA BUNDAN ÇOK DEĞİL YALNIZCA 14 YIL ÖNCE YAŞANDI. HER İKİ OLAY DA ERMENİ ÇETECİLERİN KATLİAMLARINA BİZZAT ŞAHİT OLAN GÖRGÜ ŞAHİTLERİNİN ANLATIMLARIDIR.


NE YAZIK Kİ 26 ŞUBAT 1992 GÜNÜ BİNLERCE ÂZERÎ TÜRLÜ YÖNTEMLERLE VAHŞİCE KATLEDİLMİŞTİR. AJANSLAR, KATLİAM HABERİNİ BÜTÜN DÜNYAYA HIZLA GEÇERKEN, ARŞ'I TİTRETEN AĞIR BİR VAHŞET YAŞANAN HOCALI HALKINDAN GERİ KALANLAR İSE ÇARESİZLİK İÇİNDE KIVRANIYORDU.


TÜRKİYE'DE BÜYÜK BİR DEHŞET UYANDIRAN KATLİAMA İLİŞKİN İLK GÖRÜNTÜLER İSE TRT ARACILIĞI İLE DUYURULMUŞTU. BÜTÜN OLANLARI BATILI GAZETECİLER, ÖZELLİKLE DE NEW YORK TİMES BELGELEDİ.


26 ŞUBAT'TA GÜÇLÜ SİLÂHLARLA DONATILMIŞ ERMENİSTAN SİLÂHLI KUVVETLERİ İLE HANKENDİ'NDE KONUŞLANMIŞ BULUNAN ALBAY ZARVİGAROV KOMUTASINDAKİ 366'NCI RUS MOTORİZE ALAYI, HOCALI'YA SALDIRARAK TARİHİN EN VAHŞÎ KATLİAMLARINDAN BİRİNİ YAPTILAR.
26 ŞUBAT GECESİ RUS MOTORİZE ALAYININ TANKLARINDAN AÇILAN TOP VE ROKET SALDIRILARI İLE HOCALI HAVAALANI KULLANILAMAZ HÂLE GETİRİLEREK KENTİN DIŞ DÜNYA İLE İLİŞKİSİ DE TAMAMEN KESİLDİ.


SAVUNMASIZ KALAN KENTE GİREN RUS DESTEKLİ ERMENİ ASKERLERİ, ÇOCUK, YAŞLI, KADIN, BEBEK DEMEDEN BİRÇOK İNSANIMIZI VAHŞÎCE KATLETTİLER. ERMENİLERİN İŞGAL ETTİKLERİ HOCALI'DA DEHŞET VERİCİ OLAYLAR YAŞANDI.
CANLI CANLI İNSANLARIN KAFA DERİLERİNİ YÜZDÜLER.


SAĞ OLARAK ELE GEÇİRDİKLERİNİ İSE SİSTEMATİK BİR İŞKENCEYE VE TIBBÎ DENEYLERE TÂBÎ TUTARAK, İNSANLIK DIŞI MUAMELELERE MARUZ BIRAKTILAR.


HIZAR VE TESTERELER İLE DİRİ DİRİ İNSANLARIN KOL VE BACAKLARINI KESTİLER.
GENÇ KIZLARIN ÖNCE SAÇLARINI,SONRA DA KAFA DERİLERİNİ YÜZDÜLER.
BABANIN GÖZÜ ÖNÜNDE EVLÂDINI, EVLÂDIN GÖZÜ ÖNÜNDE BABAYI KURŞUNLARA DİZDİLER.
KESİK KAFALARI SEPETLERE DOLDURDULAR.


PEKİ NEYDİ BU DÜŞMANLIK?
ERMENİSTAN'DAKİ OKUL DUVARLARINDA ASILAN HARİTALARDA TÜRKİYE'NİN 12 İLİ YER ALMAKTAYKEN, ERMENİSTAN'IN BAYRAĞINDA TÜRKİYE HUDUTLARI İÇİNDEKİ AĞRI DAĞI'NIN RESMİ VARKEN, ERMENİSTAN MİLLÎ MARŞI'NDA TOPRAKLARIMIZ İŞGAL ALTINDA, BU TOPRAKLARI AZAT ETMEK İÇİN ÖLÜN,ÖLDÜRÜN! DENMEKTEYKEN, BAŞKACA BİR SEBEP ARAMAYA ZATEN GEREK YOK SANIRIM.


DAĞLIK KARABAĞ BÖLGESİ'NDE BULUNAN HOCALI'YA, ESKİ SOVYET İTTİFAKI SİLÂHLI KUVVETLERİ'NE AİT 366. ALAY'IN DESTEĞİ İLE ERMENİ SİLÂHLI KUVVETLERİ TARAFINDAN DÜZENLENEN SALDIRILAR SONUCU 613 AZERBAYCAN TÜRK'ÜNÜN HAYATINI KAYBETTİĞİ RESMÎ OLARAK AÇIKLANDI. ANCAK KAYIP SAYISININ BU RAKAMLARIN ÇOK ÇOK ÜSTÜNDE OLDUĞU BİLİNMEKTEDİR.
56 HAMİLE KADIN KARNI YARILMIŞ DURUMDA BULUNMUŞTUR.


BU ALÇAK SALDIRIDA 487 KİŞİ AĞIR YARALANIRKEN, 1275 KİŞİ İSE REHİN ALINMIŞ, GERİ KALAN NÜFUS DA BİN BİR ZORLUKLA CANINI KURTARMIŞ ANCAK BU OLAYIN TAHRİBATINDAN RUHLARI VE HAFIZALARI ASLA BİR DAHA KURTULAMAMIŞTIR.
ŞAHİTLERİN ANLATTIKLARINI DİNLEYENLER ÖNCE KULAKLARINA İNANAMADI!


FAKAT KATLİAM SONRASI HOCALI'YA GİRDİKLERİNDE İSE, GÖRGÜ TANIKLARININ ABARTMADIĞINI KISA SÜREDE ANLADILAR. HOCALI'DA KATLİAM BÖLGESİNİ GEZEN FRANSIZ GAZETECİ JEAN-YVES JUNET'NİN GÖRDÜKLERİ KARŞISINDA SÖYLEDİKLERİ, KATLİAMIN BOYUTUNU DA ANLATIYORDU:
'PEK ÇOK SAVAŞ HİKÂYESİ DİNLEDİM. FAŞİSTLERİN ZULMÜNÜ İŞİTTİM,AMA HOCALI'DAKİ GİBİ BİR VAHŞETE UMARIM KİMSE ŞAHİT OLMAZ' PEKİ 26 ŞUBAT 1992 GÜNÜ YAŞANAN BU KATLİAMIN EMRİNİ KİM VERMİŞTİ;


ERMENİSTAN DEVLET BAŞKANI SIFATINI TAŞIYAN ROBERT KOÇARYAN DENİLEN KİRLİ KATİLDEN BAŞKASI DEĞİLDİ. YAPTIĞI TERÖR FAALİYETLERİNİN ORANI NİSPETİNDE TERFİ EDEN TAŞNAKSUTYUN ÖRGÜTÜ LİDERLERİNDEN ROBERT KOÇARYAN, 20 MART 1996'DA ERMENİSTAN BAŞBAKANI OLDU.


KARABAĞ'DA BARIŞ İSTEDİĞİ İÇİN AŞIRI MİLLİYETÇİLERİN TEPKİSİNE DAHA FAZLA DİRENEMEYEN LEVON TER PETROSYAN İSTİFA EDİNCE DE 30 MART 1998 YILINDA ONDAN BOŞALAN DEVLET BAŞKANLIĞI KOLTUĞUNA, HOCALI KATLİAMI BAŞ SORUMLUSU OLAN AZILI TERÖRİST ROBERT KOÇARYAN OTURDU.


ERMENİLER TÜRK HAMİLE KADINLARINA TECAVÜZ EDİP KARNINI HAMİLE OLDUĞU HÂLDE TAŞ İLE DOLDURUP ÖLDÜRMÜŞLER VE KÜÇÜK TÜRK KIZLARINA TECAVÜZ EDİP ÖLDÜRMÜŞLERDİ.


ÜLKEMİZDE SADECE 1 ERMENİ ÖLDÜRÜLDÜ DİYE YÜRÜYÜŞ YAPTILAR VE O KADAR ARAŞTIRDILAR AMA HİÇ BİR İNSAN KALKIP DA BU MASUM İNSANLARA İŞKENCE EDİLİP ÖLDÜRÜLDÜKLERİ İÇİN YÜRÜYÜŞ YAPMADI…
YAZIKLAR OLSUN...

zaterdag 8 maart 2008

Gençliğe Hitabe

MEMLEKETIN DAHILINDE, IKTIDARA SAHIP OLANLAR GAFLET VE DELALET VE
HATTA HIYANET ICINDE BULUNABILIRLER. HATTA BU IKTIDAR SAHIPLERI SAHSI MENFATLERINI,
MUSTEVLILERIN SIYASI EMELLERIYLE TEVHIT EDEBILIRLER. MILLET FAKR U ZARURET ICINDE
HARAP VE BITAP DUSMUS OLABILIR. EY TURK ISTIKBALININ EVLADI..! ISTE, BU AHVAL VE
SERAIT ICINDE DAHI VAZIFEN; TURK ISTIKLAL VE CUMHURIYETINI KURTARMAKTIR! MUHTAC
OLDUGUN KUDRET, DAMARLARINDAKI ASIL KANDA MEVCUTTUR..!

M. K. Atatürk

zondag 16 december 2007

Çizgi-analiz

HARİKASIN ERGİN ASYALI! FIRÇANIN BOYASI HİÇ BİTMESİN.






Vatan Sana Canim Feda

zaterdag 8 december 2007

BURSANIN SULU SEFTALISINI HAM YAPIP KESTANELERINIDE CIZIVERDIK

BURSANIN SULU SEFTALISINI HAM YAPIP KESTANELERINIDE CIZIVERDIK

vrijdag 9 november 2007

Liberaller Kemalizme Neden Düşman?

Liberaller Kemalizme Neden Düşman?
Emperyalist devletler, Kemalizmi neden "barutun icadından sonra en tehlikeli silah" olarak nitelendiriliyorlar; AB, yöneticilerimizden niçin "Kemalizmin tasfiyesini" istiyor ve Liberal Düşünce Topluluğu Başkanı Prof. Dr. Atilla Yayla "Kemalizm ilerlemeden çok gerilemeye tekabül eder (karşılar, onun yerine geçer)" demek gereğini niçin duydu?... Bu soruların cevabını bulmak, ülkemiz için yaşamsal önem taşıyor.
Herşeyden önce şu hususu belirteyim: Kemalizme karşı bu düşmanca tavır alışların gerçek nedeni, iddia edildiği gibi "Düşünce özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak" değildir.

DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ PARAVANI

İşte gerçek nedenler:


Çağımızın en önemli düşünürlerinden Prof. Dr. Maurice Duverger şu değerlendirmeyi yapmıştır:
"Mustafa Kemal'in eseri İkinci Dünya Savaşı'na kadar Türkiye çapında değerlendirildi. Eski bir ülkenin modern bir ulusa dönüştürülebilmesini tüm dünya takdirle karşılamıştı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise Kemalizm uluslararası bir boyut kazanmış ve Moskova ile Pekin'in güdümüne girmeyen üçüncü dünya uluslarına örneklik yapmaya başlamıştır... Siyasal demokrasi ancak ekonomik alanda belirli bir gelişme düzeyinden sonra ciddi anlamda işlemeye başlar. Geri kalmış ülkeler, Batı'nın gelişmiş ülkeleri gibi liberalizmin ya da kapitalizmin yollarından giderek aynı düzeye gelemezler... Aşırı derecede planlı ve merkezi ekonominin yol açacağı zararlar aşırı derecede liberal ekonominin yaratacağı zarar ve hatalar kadar büyük olacaktır. Bu durumun farkına varan gelişmekte olan ülkeler, Kemalizmin karma ekonomi sistemine yönelmektedirler."(Le Monde/27 Mayıs 1961).
"Biz, hakkımızı savunmak ve bağımsızlığımızı güvencede bulundurabilmek için, bizi yok etmek isteyen emperyalizme ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı bütün ulus olarak savaşmayı yerinde gören bir öğretiyi izleyen insanlarız" diyen Mustafa Kemal; Kurtuluş Savaşı yıllarında Hakimiyeti Milliye gazetesine yazdığı bir başyazıda "En büyük düşman, düşmanların düşmanı, ne falan ne de filan Milletler; bilakis bu, adeta her tarafı kaplamış ve saltanat halinde bütün dünyaya hakim olan 'kapitalizm' afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir" demiştir.
Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere'nin baskılarına dayanamayarak imzaladığı Baltalimanı Antlaşması ile, Liberal Ekonomi (Serbest Ticaret) uygulamalarına başlayınca, Avusturya Başbakanı "İşte Osmanlı şimdi bitti!" demiş; öngörüsü kısa bir süre sonra gerçekleşmiştir (Kurtul Altuğ, Gözcü Gazetesi/26.10.2006).
Lozan Antlaşması'na bağlı 'Ticaret Sözleşmesi'nin 18inci maddesi dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti beş yıl liberal ekonomik politikalar uygulamak zorunda kalmış; bu yüzden cari açık dayanılmaz boyutlara ulaştığı gibi, ülkemizde hiçbir ciddi yatırım yapılamamıştır.
Bu nedenle Mustafa Kemal, "Liberalizm, sömürgelerde uygulanmış bir sistemdir! Oysa biz sömürge değiliz ve olmayacağız. Liberalizmi düşünmek, devrimi inkâr etmektir" demiştir (Ahmet Hamdi Başar'dan aktaran, Hüsnü Merdanoğlu, Kemalizm ve Avrupa Birliği'nin Çelişkisi, s.49).

KUVVETLİYE HİZMETÇİ OLMAK

Mustafa Kemal ve çalışma arkadaşlarındaki bilinç sonraki yöneticilerimizde hiçbir zaman olmamıştır.
Mahmut Esat Bozkurt, "Liberalizmin Ölümü" başlıklı makalesinde şöyle diyordu: "Liberallik; sanayii, tarımı, ticareti çok kuvvetlenmiş ülkeler için hayırlı sonuçlar verebilir. Fakat gelişme ve yetkinleşme halindeki milletlerin ekonomisinde çok kötülüklere yol açar. O kadar ki, doğum halindeki yerleri kuvvetlilerin esiri haline getirir... Milletler birbiriyle eşit olmadıkça birleşmeden yarar görmezler. Şayet birleşecek olurlarsa, bu birlikten yalnız birisi yararlanır. Diğerleri kuvvetliye hizmetçi olur!"

"LİBERALİZM DIŞLANMALI, AKSİ DURUMDA CUMHURİYET DEĞERLERİ GİDER"

Mustafa Kemal'in İktisat Bakanı Mustafa Şeref, TBMM'nde şu açıklamalarda bulunmuştu:
"Ekonomide muayyen hâkim (belirli yüksek) noktalar vardır... O hâkim noktaları liberalizmin anarşik vaziyetine bırakacak olursak; on seneden beri elde edilmiş olan neticelerin hepsi de bir senede silinip süpürülmüş olacaktır... Ekonomide 'liberalizm'in dışlanması gerekmektedir... Dışlanmadığı takdirde, milli sermaye gelişmez. Gelişmediği gibi, elde etmiş olduklarını da yitirir. Cumhuriyet rejiminin aradığı ve oluşturmaya çalıştığı şeyler de elden gider (Bilsay Kuruç, Mustafa Kemal döneminde Ekonomi, s.46 ve devamı)."
Liberal politikalar uygulayarak kalkınmış bir azgelişmiş veya gelişmekte olan ülke, tarih sahnesinde hiçbir zaman yerini almamıştır ve almayacaktır.
Samir Amin'in değişiyle "emperyalizmin karşıtı değil, hizmetçisi olan" siyasal İslamcılarla liberal aydınlar(!), el ele vererek ulus devletimizi çökertme ve parçalama operasyonunda faal görev yapmaktadırlar. Ulus devletimizi kurma ve yaşatma ideolojisi olan Kemalizm ve Kemalistler var oldukça amaçlarına hiçbir zaman erişemeyeceklerdir. Onların Kemalizme düşmanlıklarının gerçek nedeni de budur.

Vural Savaş

2006

Türkçü Toplumcu Hamiş : Doğrudan ve dolaylı yoldan Kemalizm karşıtlığı yapan ılımlı islamcılar,batıcılar ve mozaikçiler aslında doğrudan vedolaylı yoldan küresel kapitalizme ve Batı emperyalizmine hizmet etmektedir.

woensdag 7 november 2007

maandag 22 oktober 2007

Terore Lanet Olsun!

Linkler Yukleniyor

Selam Arkadaslar,

Linkler yukleniyor bir cok film upload edildi kisa zamanda hepsini burada yayinlayacagim isteklerinizi yazabilirsiniz surekli takip edin.

Saygilar,

zondag 21 oktober 2007

ermeni Meselesi

De TURK

“Google’da Armenian Genocide (Ermeni Soykırımı) yazıldığında ilk 100 sayfa gerçek dışı bilgiler içeren diaspora siteleridir. Tarihi gerçekleri anlatan en kapsamlı yayın durumundaki sitemizi Google'da üst sıralara taşımanın tek yolu Ermeni Sorunu sitemize girmek veya her gün en az bir kere tıklamaktır.

Lüften Ermeni Sorunu Sitemizi (www.ermenisorunu.gen.tr) açılış sayfanız yapın.

Milliyetdeki Yorumlarim

http://yorum.milliyet.com.tr/UyeYorum.aspx?UyeNo=48067&UyeAd=Toprak%20Selim

Hurriyetdeki Yorumlarim

http://benimsayfam.hurriyet.com.tr/default.aspx?User_ID=847166

Kan Uykusu Belgeseli

Türk Birligi

Sehitler Olmez Vatan Bolunmez

Red Sox tickets

TOPYEKUNE HOS GELDINIZ

Reklamlar