zondag 24 juli 2011

Kupa incelemede, ligdeki hakemler ne olacak?




İlhan Durusoy Futbolda temizlik operasyonunu herkes, en başta biz isteriz. Alnımızın terinin çeşitli yollardan gasp edilmesinden bıktık. Burada bir fırsat var futbolu tümden temizlemek, sadece yakalananlarla değil de, inceleyip araştırıp tüm bozuklukları temizlemek.

Fazla bir şey söylemek istemiyorum, son şike operasyondan önce bu sene ligdeki hakemlerin BJK maçlarındaki hatalarıyla ilgili yazdıklarımdan üçünü tekrarlıyorum. Sadece bu yazılardaki saptamalar bile, bizim kupayla ilgili suçlamaların dayandığı, basından okuduğumuz delillerden daha kuvvetli. Zaten hakem değiştirme çabaları ve sonuçlarıyla ilgili birçok delil çıkmış ortaya.

2010-11 sezonunda Beşiktaş’ın 33 maçının 19’unda ciddi hatalar var.% 58 eder. Bu insani hata olarak kabul edilebilir mi? Bunlar araştırılmayacak mı?

Böyle kısmi incelemelerle kamu vicdanı rahatlar mı?


YAZI 1 Tarih 25 Mart 2011


YARDIMCI HAKEMLERE DİKKAT

Spor Toto Süper Lig’de 10 adet FIFA, 70 adet üst klasman olmak üzere 80 tane yardımcı hakem bulunuyor, bunların takriben 30-40 tanesi büyük takımların maçına verilmekte. Her takıma eşit dağılım olsa, her hakeme 2 maç düşer. Şimdi 2 maçtan fazla maç alan ve enteresan sonuçların alındığı hakemlere bakalım. Yapılan hatalara bakmadan, sadece istatistiki değerleri göz önüne alalım. Hakem hataları enteresan bir konu, hiçbir hakem veya hakem kuruluşu hata kabul etmiyor. Bir kulp bulmağa çalışıyor. Hata kabulü erdemliktir. Eski hakemler, ya hakemi paçavra ediyor, ya da korumak için her türlü fizik ve perspektif kuralını hiçe sayıyor.

Bu sezon istatistiki olarak dikkat çeken hakem listesi şöyle;

1. Baki Tuncay Akkın 2. Ekrem Kan
BJK FB BJK FB
Yönettiği lig maçı sayısı 4 2 3 4
Takımın aldığı puan 0 6 2 12
Takımın başarı yüzdesi ( %) % 0 %100 %22 %100

3.Mustafa Emre Eyisoy 4. Cem Satman
BJK FB BJK FB
Yönettiği lig maçı sayısı 4 1 2 3
Takımın aldığı puan 3 3 0 9
Takımın başarı yüzdesi ( %) % 25 %100 %0 %100

Hakemlerin yönettikleri maç sayısı, tayin açısından ve sonuçlarla beraber dikkat çekiyorlar.

İlhan Durusoy


YAZI 2 Tarih 24 Mayıs 2011


BAŞARI İÇİN TRANSFERDEN ÖNCE HAKEM PROBLEMİ ÇÖZÜLMELİ

Bu sezonu incelersek Beşiktaş’ın Ligdeki başarısızlığında teknik hataların yanında hakem hataları da önemli rol oynuyor. Beşiktaş’ın Federasyon ve MHK ile kötü ilişkileri bir türlü hakemleri de etkiliyor. İşte inanılmaz tablo;
21/8/2010 BJK- İBB 0-2 Fırat Aydınus ( 0-0 iken gol pozisyonu kasten elle kesen rakibi atmadı)
19/9/2010 FB-BJK 1-1 Cüneyt Çakır (Rakip golünde faulü vermedi)
3/10/2010 TRABZON-BJK 1-0 Kuddusi Müftüoğlu ( Rakip golünde faulü vermedi)
10/10/2010 BJK-MANİSA 2-3 Barış Şimşek ( rakip golü ofsayt, penaltımız verilmedi, 54. dk on kişi bırakan oyuncunun ilk sarı kartı yanlış)
16/10/2010 KAYSERİ- BJK 1-0 M. Kamil Abitoğlu ( Bariz gol şansında ofsayt, fauller kartlar verilmiyor)
28/11/2010 GS-BJK 1-2 Cüneyt Çakır ( Geçerli gol iptal ediliyor)
10/12/2010 ESKİŞ.-BJK 2-0 Bünyamin Gezer ( 39. dk kırmızı kart (k.k.) yanlış, rakibe kartlar fauller verilmiyor
19/12/2010 BJK-ANTEP 1-1 Halis Özkahya (2 bariz gol pozisyonu kesiliyor, kartlar fauller verilmiyor)
30/1/2011 İBB-BJK 2-1 Fırat Aydınus ( Kırmızı kart yanlış, rakibe k.k. yok, fauller verilmiyor)
5/2/2011 BJK-KARABÜK 1-1 M. Kamil Abitoğlu (Geçerli gol verilmiyor)
13/2/2011 ANKG-BJK 1-0 Özgür Yankaya (Penaltı, kartlar, fauller verilmiyor)
20/2/2011 BJK-FB 2-4 Cüneyt Çakır (Penaltıdan önce rakip faul yapıyor, 2 rakip oyuncu atılmıyor)
6/3/2011 BJK-TRABZON 1-2 Tolga Özkalfa (Kırmızı kart yanlış, rakibe k.k. verilmiyor)
19/3/2011 BJK-KAYSERİ 4-2 Halis Özkahya ( 2 penaltımız verilmiyor, rakip penaltısında ofsayt var)
2/4/2011 SİVAS-BJK 1-0 Bünyamin Gezer (Atılan oyuncunun ilk kartında rakip önce faul yapıyor, İkinci sarıda temas yok, yıldızlara yapılan faul verilmiyor)
15/4/2011 BJK-GENÇL. 2-2 İlker Meral ( 2 penaltı verilmiyor)
24/4/2011 KONYA-BJK 1-1 Özgür verilmiyor)
24/4/2011 KONYA-BJK 1-1 Özgür Yankaya ( Atılan oyuncuda ikinci kart yanlış)
21/5/2011 ANTEP-BJK 0-0 Barış Şimşek ( yerdeki oyuncunun göğsüne tekme kart, fauller verilmiyor.)

Bu son maç ibretlik yerdeki Necip’in göğsüne tekmeye kırmızı verilmiyor, aldatma çabası olmayan Ekrem’e kırmızı veriliyor.

Özellikle gençlere yapılan fauller es geçiliyor.

Bu tabloya yorum yapmağa gerek olmasa gerek. İstediğin transfer yapılsın, MHK problemi çözülmezse başarı hayal olur. İlgililere hatırlatılır.

İlhan Durusoy

YAZI 3 Tarih 7 haziran 20112

MHK BAŞKANI NİYE YARIN GİTMELİ

Hakemlik zordur, yüzde yüz hatasız bir maç yönetmek imkansızdır. İnsan üç boyuttan ancak ikisini tam seçebilir. Hem yardımcıya gerek vardır, hem de görüşünü kimse kapatmamalı. Hakemler farklı karakterdedir ve bazı takımlara toleranslıdır. Bu durum istatistikle gösterilir, örneğin Hüseyin Göçek BJK maçlarında %63, FB ‘de %81, GS’da %33 Yunus Yıldırım BJK maçlarında %65, FB’de %90, GS’da %56 Tolga Özkalfa BJK maçlarında %67, FB’de %81, GS’da %67 M.Kamil Abitoğlu BJK maçlarında % 67, FB %69, GS’da %79 Selçuk Dereli BJK maçlarında %65, FB’de %67, GS’de %76 puan oranıyla yönetim göstermişlerdir.

2010-11 sezonunda BJK’nin tam 19 maçında aleyhine hakem hataları yapılmıştır. Tüm bu maçların listesini daha önceki yazımda listelemiştim. Bu maçların arasında iki FB maçı da vardır. FB lehine hata yapılan en az 6 kritik maç sayılabilir.
Şimdi bir de bu yıl hakem tayinleri dağılımına bakalım;

2010-11 SEZONU LİG MAÇLARINA TAYİN EDİLEN HAKEMLERİN MAÇ SAYILARI

BJK FB GS

Bünyamin Gezer 2 5 3

Kuddusi Müftüoğlu 1 4 3

Fırat Aydınus 3 5 3

Cüneyt Çakır 3 5 3

Bülent Yıldırım 2 4 3

Tolga Özkalfa 3 2 2

Halis Özkahya 3 3 3

M. Kamil Abitoğlu 3 2 1

Yunus Yıldırım 2 1 3

Hüseyin Göçek 1 1 0

Aytekin Durmaz 0 0 1

Barış Şimşek 4 0 2

İlker Meral 1 0 2

Abdullah Yılmaz 1 1 1

Özgür Yankaya 4 1 3

Süleyman Abay 1 0 0

Hüseyin Sabancı 0 0 1

TOPLAM 34 34 34


17 hakem var, her hakem 2 maç düşüyor. FB’ye Bünyamin Gezer, Fırat Aydınus ve Cüneyt Çakır 5’er kere, Bülent Yıldırım ve Kuddusi Müftüoğlu 4’er kere tayin ediliyor. FB kupa da hep yeniliyor, bu hakemleri ligde FB maçına tayin etmiyorlar. BJK kupada 1 maç yeniliyor, o hakemi lig maçına da veriyorlar, 2 puan da ligde kaybediyor. FB maçında lehine ve BJK aleyhine hata yapanlara hemen maç veriyor MHK.

Daha fazla bir şey söyleye gerek var mı, MHK ile ilgili kararı siz verin.


Kaynak: haber1903.com.tr den alintidir!

vrijdag 18 maart 2011

18 Mart Canakkale Zaferi





Çanakkale Savaşı yalnız bizim tarihimizin değil yakın dünya tarihinin en önemli savaşlarından biridir. Çanakkale Boğazı'nı savaş gemileriyle zorlayarak aşma, böylece İstanbul'a kavuşma isteği Avrupa büyük devletlerinin öteden beri özlemidir.




Dua, dua eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla, hep Yoncalınmış

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
İplik ki incecik, örer boşluğu

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş
Karanlığında nur, yeniden doğuş.
Sesler duymaktayım; Davran ve boğuş!

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin!

Mehmed***8217;im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir

Çanakkale Savaşları, yüzyılımızın en büyük savaşlarından birisidir. Birinci Dünya Savaşı***8217;nı galip bitirmek isteyen düşman devletler, gemileriyle Çanakkale Boğazı***8217;nı geçip İstanbul***8217;u almak istiyorlardı. Osmanlı ordusu, İngiliz ve Fransız donanmalarına karşı Çanakkale Boğazı***8217;nda aylar süren bir dizi deniz ve kara savaşı yapmıştır.
300.000 askerimizin şehit olduğu bu savaşlar sonucunda, düşman donanmaları ağır kayıplar vererek geri çekilmişlerdir. Çanakkale Savaşlarının denizle ilgili bölümü, 18 Mart 1915 tarihinde, düşman gemilerinin geri çekilmeleriyle sonuçlanmıştır. Bu nedenle, her 18 Mart gününde Çanakkale Savaşlarını anmaktayız.
Çanakkale Boğazını geçmek isteyen İngiliz ve Fransız gemileri, 3 Kasım 1914***8217;de boğazın iki yakasındaki birliklerimize ateş açtılar. Birliklerimizin karşı ateşi ile geri çekilmek zorunda kaldılar. 19 Şubat 1915***8217;de düşman donanması kesin hücuma başladı. Osmanlı ordusunun karşı ateşi ile tekrar geri çekildiler. 18 Mart 1915***8217;de İngiliz ve Fransızlar 16 harp gemisi ile büyük bir hücum daha başlattı. Üç gemisi sulara gömülen düşman donanması, tekrar geri çekilmek zorunda kaldı.
Çanakkale Boğazını gemilerle geçemeyeceklerini anlayan düşmanlarımız, topraklarımıza karadan girmeyi denediler. İngiliz, Fransız, Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelere ait askerler 25 Nisan 1915 günü karadan çıkarma yapmaya başladılar. Kara savaşları, 9 Ocak 1916 tarihinde son düşman birlikleri de geri çekilene kadar devam etmiştir. 6-7 Ağustos 1915 gecesi Anafartalara yapılan çıkarma harekatını Mustafa Kemal komutasındaki birliğimiz durdurmuştur. 25 Nisan 1915 ve 9 Ocak 1916 tarihleri arasında , yaklaşık sekiz ay boyunca şiddetli kara savaşları olmuştur.
Sevgili arkadaşlar!
Çanakkale Savaşları, Türk Tarihinin belki de en önemli savaşıdır. Bugün özgür olarak yaşadığımız bu topraklara çok kolay sahip olmadığımızın bilinmesi gerekir.

Allah bizlere, bir daha böyle bir savaş göstermesin!

zondag 6 februari 2011

MÜTHİŞ MAÇ UTANMAZ HAKEMLER


MÜTHİŞ MAÇ UTANMAZ HAKEMLER
06.Şubat.2011 6:16




Müthiş bir maç izledik. Önce Karabük, inançlı, özgüvenli, bir yandan oynatmayan ve yanı sıra oynayan bir takım olarak parmak ısırttı. Beşiktaş’ı silkeledi. Sonra geri düşen Beşiktaş ayağa kalkıp sazı eline aldı. Karabük’ü silkeledi ve de öne geçiren temiz bir gol attı. Ancak iki takım da müthiş bir mücadele verirken, bu maçta iyi niyetli olduğuna asla inanamayacağım Kamil Abitoğlu denen yeteneksiz hakem açık golü göremedi, ne tesadüf ki yardımcısı olan zavallı da göremedi! Ve birlikte müthiş bir alın terinin içine mıçtılar! MHK da eğer dürüst ise onların hakemliğinin içine etmeli.

Beşiktaş sahada işini zahmetsiz yürüteceğini sandıran bir özgüven taşıyor. Bu onu yavaşlatıyor. Ve transferleriyle yarattığı hava ile karşısındakileri hırslandırıyor!

Dün de böyle oldu. Karabükspor sanki birer avuç doping hapı yutmuşçasına diriydi ve kısa zamanda sahanın her yerinde basmaya başladı. Oynatmıyordu, ama yanı sıra oynamanın yollarını biliyordu. Kenarları iyi kapadılar, orta alanda müthiş çoğaldılar ve bastılar. İkili mücadelelerde vücutlarını kullanışları çok başarılıydı. Orta alana çoğunlukla egemen oldular. Beşiktaş tam tersine, ilk yarıda ne tempolu hücum organizasyonları yapabildi, ne hücumda basıp rakibinin çıkmasını önleyebildi. Ne de bireysel beceriler gösterebildi. Hücumda çok iş beklenen sağ kanadı nerede ise işlemedi. Takıma katkıları açısından isimsiz Emenike, Avrupa’da ünlü Almeida’dan çok daha göze batan, mücadelenin başrolüne çıkan adamdı.

Schuster rakibinin baskın ve sert oyununu kırmak için Necip ile Q7’yi oyuna sürüp kurguyu değiştirdi. Ve Beşiktaş oyuna egemen oldu. Maçı kazandıracak golü de attı... Ama hakeme takıldı! Şimdi beceriksiz hakemin hatasını bir yana koyalım da şu soruyu soralım: Son yarım saatteki Beşiktaş daha öncesinde neden yoktu?

- GÜVEN TANER - STAR -

SON BARİKAT'I YIKAMAYACAKSINIZ!


SON BARİKAT'I YIKAMAYACAKSINIZ!
06.Şubat.2011 14:10



ÖNCEKİ HABER SONRAKİ HABER > Bir yemin etmişler ki, dönemiyorlar.

Bir karar almışlar ki, altında kalmışlar…

Geçen hafta sustuk, Fırat Aydınus’u yazmadık.

Verdiği acayip kararlarla, Beşiktaş’ın yoluna büyük bir taş koydu.

Kalecimiz Cenk kırık eliyle oynamak durumda kaldı.

Guti tam 27 faule maruz kaldı.

Fırat Aydınus, rakibin sert futboluna seyirci kaldığı yetmiyormuş gibi Beşiktaş’ı on kişi bıraktı...

Ağır cezalar geldi…

Hele hocamıza verilen ceza, şaşırtıcı ve komikti.

Her gün Beşiktaş’ı konu yapan gazetelerden birinde, yine bir köşe yazarı döktürmüş…

Schuster’e verilen cezayı çok az bulmuş…

Utanmasalar Schuster’e siyasi, adi, cinayet gibi suçları da yükleyecekler!

Ergenekon sanığı olarak yargılayacaklar.

Kendinize gelin, ayıptır beyler…

Biz bu ülkede ne teknik direktörler gördük…

Adam döven, hakeme tüküren, ağır küfürler eden, kulübeyi tekmeleyen, hakemi iten, kakan…

Biz bu ülkede ne başkanlar gördük…

Hakemleri tehdit eden, ağır küfürler savuran, tribünden rakip futbolcuya bela okuyan.

Biz ne futbolcular gördük, trafik canavarı, alkollü araba kullanıp polise yakalanan, içlerinde adam öldüren bile var.

Hiç biri medya tarafından, böylesine yargılanmadı, hiç birine gereken cezalar verilmedi.

Bu futbolcuların, polis kamerasına takılan görüntüleri, medyada ön sayfalarda yer almadı.

Hepsi korundu.

Anlı şanlı basınımız…

Skor yazarı olan köşe yazarlarımız…

Kimden korkuyorsunuz?

Kimi kolluyorsunuz?

Çok uzak değil, daha bu sene…

En beyefendi (!) denilen, Ertuğrul Sağlam’ın Antalya maçında hakemlere nasıl hakaretler ettiğini gördük…

Örnekler çok…

Ama bütün bunları ortaya çıkarmak, yazmak işinize gelmiyor…

İlla Beşiktaş.

Beşiktaş’ın Teknik Direktörü, Beşiktaş’ın futbolcuları, Başkanı…

Bu hafta, Kamil Abitoğlu’nun yaptıklarını herkes gördü.

Simao’nun ceza sahası içinde düşürülmesini görmedi(!) penaltıyı veremedi.

Hakan Arıkan’ın Emenike’yi indirmesini görmedi, ona da penaltı vermedi.

Peki, kalenin çizgisini çoktan geçmiş golü nasıl göremezsin, yan hakemin nerede?

Korkunun ecele faydası yok…

Topuk yaylası gezileri, Erzurum toplantıları bazı kararları almak için çok yararlı olmuş.

Federasyon, bütün haftayı dinlenerek geçirmiş olan, Fenerbahçe’nin maçını Cumartesi gecesine koyuyor.

İki gün önce kupa maçı yapmış olan Beşiktaş’ı Cumartesi gündüz saati oynatıyor.

Madem gündüz, Pazar gününe verin maçı.

Bu çocuklar da insan, robot değil…

Bu oyunları oynamaktan bıkmadınız mı?

Ey; yüksek kaliteli (!) skor yazarları…

Sizlerden farklı düşünüyor diye, dokunmayın hocamıza…

Beşiktaş futbol takımı, sizin tuttuğunuz takımdan çok daha iyi futbol oynuyor diye, “Çakma Barselona 17-17 yapacakmış hahaha” diye alay eden yazarlar;

Dokunmayın, Beşiktaş’a

Dokunmayın, Guti’ye…

Dokunmayın, Quaresma’ya…

Dokunmayın, Ersan’a Cenk’e, İsmail’e, Simao’ya, Almeida’ya…

Dokunmayın, Beşiktaş’a…

Sizin istediğiniz değil, bizim istediğimiz olacak…

Schuster Beşiktaş’ın başında kalacak…

MHK…

Hakemleriniz neden Beşiktaşlı futbolcuların yediği tekmeleri görmezden geliyor?

Verdiği kararlar niçin adil değil?

Diğer maçlarda niye aynı kararları veremiyorlar?

Sadece adil olmalarını istiyoruz.

TFF…

Beşiktaş’ın maç programlarını bildiğiniz halde, niye acımasız ve art niyetli davranıyorsunuz…

Beşiktaş Avrupa yolunda ilerlerken, destek olmadığınızı biliyoruz ama hiç olmazsa köstek olmayın.

TFF-MHK-Medya el ele vererek Beşiktaş’ı yenmeye azmetmişsiniz.

Beşiktaş puan kaybedince, bakıyorum bütün yorumcuların yüzünde güller açıyor.

Şimdi hep birlikte mutlu musunuz?

Biz, sizin oyununuza gelmeyeceğiz..

Yapamayacaksınız…

Beşiktaş’ı yıkamayacaksınız…

- ITIR ESEN - HABER1903 -

donderdag 6 januari 2011

ANCAK HAVUZA BERABER GİRERSİNİZ!

ANCAK HAVUZA BERABER GİRERSİNİZ!
06.Ocak.2011 12:30




HABER1903 Genel Yayın Yönetmeni Fatih Kaya'nın yazısı.
PAYLAŞ
F.Bahçe ve G.Saray üzerine kurulan bir oyun konuşulur yıllardır…

İki büyük safsatası…

Beşiktaş’ı saf dışı bırakacaklarını sanarak bu oyunu tezgahlayanlar, şu sıralarda pabucu tersten giymiş durumda…

Aslında bu konuyu özetleyen halk arasında farklı argo cümleler de var. Ben biraz hafif geçiştiriyorum bu durumu…

**

Yıllardır medyanın düşman kulüpler olarak gösterdiği F.Bahçe ve G.Saray Başkanlarının arasından su sızmıyor…

O’nu geçtim F.Bahçe kulübü başkanı diğer takımın kaptanıyla “ulan” diyecek kadar samimi konuşabiliyor…

Gerisini siz düşünün…

Bitti mi? Hayır…

Aziz Yıldırım geçen gün NTV SPOR’a katıldığı canlı yayında neredeyse G.Saray’ın sözcülüğünü üstlendi…

“Yayın hakkımız için senelik 120 Milyon Dolar veriyorlar” diyor ve ekliyor “aynı para G.Saray’a da veriliyor”…

Hani ‘Düşman kardeşler’ görmüştüm, ama hiç düşmandan kardeş görmemiştim…

Zaten öyle bir şey olamaz sadece ‘düşman’ olarak yansıtılıyordu…

Kel göründü nihayet…

Koskoca F.Bahçe Başkanı G.Saray’ıda yanına alarak güç gösterisi yapıyor…

U-17’de taraftarları el kadar bebelere saldırıyor. Bizim medya ’tik’ almak için yüksek gerilim uyarısı yapıyor…

Başkanlar kol kola…

En son Devletin yaptığı Telekom Arena’nın açılışında karelere bir göz atın anlarsınız…

Neyse şu yayın esprisine gelelim…

Aziz Yıldırım derki “teklife rağmen biz havuz sisteminden yanayız”…

Allah aşkına olmasanız ne yazar?

Keşke havuz sistemi bozulsa, keşke şu foya meydana çıksa…

Diğer kulüpler enayi mi? Sanki onlar olmadan lig olmayacağını bilmiyorlar...

Yahu hangi takım senle bedava top oynar?

Biz halı sahada baklavasına oynarız…

Sen daha hakemlere diş geçiremiyorsun, “yabancı” dedin durdun kimse sallamadı ki Digitürk üstüne alındı! Markus Merk’i getirdi…

Havuzu bozsan seni kim izler…

İzleseydi bugüne kadar FB TV veya GS Tv izlenme rekorları kırardı…

Ne yapacaksınız?

34. Hafta boyunca G.Saray ve F.Bahçe’yi karşı karşıya mı getireceksiniz?

Komik olmayın…

Geçen yaz Almanya’da oynanan derbiyi kaç kişi izlemiş?

Artık modası geçmiş bir rekabetin üzerinden ne kadar daha beslenilmeye çalışılacak?

Peki son senaryoya ne diyeceksiniz?

Birisi futbolcusunun sözleşmesini feshediyor, diğeri hemen imzalatıyor…

Bu tutmuş, bu yemiş bu da hani bana demiş…

Yahu buna çocuklar bile güler…

Bari G.Saray, Kazım Kazım için temsili olarak bir liralık bonservis ücreti ödeseydi…

Ayıp yahu, medya uyanık biliyor yazamaz korkuyor. Yazıktır kandırmayın taraftarınızı…

Son verin şu kumpanyaya, vermiyorsanız da siyasi parti birleştirir gibi birleştirin takımlarınızı, bir hafta sarı lacivert bir hafta sarı kırmızı çıkarsınız maçlara…

Beşiktaş’la da belki anca bu şekilde mücadele edersiniz…

Biz artık at kullanmıyoruz ki “atı alan Üsküdar’ı geçti” diyelim…

Ya da “tren kaçtı”…

Bir şey kaçtı ama çok feda, kıvrandıkça daha da derinlere ilerliyor…

Kıvranıp, daha da fazla zorlanmayın…

Atla, trene benzemez, metro bizimkisi…

Benden söylemesi…

- FATİH KAYA - HABER1903

Türk Birligi

Sehitler Olmez Vatan Bolunmez

Red Sox tickets

TOPYEKUNE HOS GELDINIZ

Reklamlar